Çalışma Saatleri : Pazartesi / Cuma - 09:00 - 17:00
  İletişim : +90(324) 502 43 80

Boşanma Sürecinin Çocuklara Etkisi

Boşanma Sürecinin Çocuklara Etkisi

Boşanma; boşanma öncesi ve sonrasında yaşanan ilişkileri, çatışmaları ve uyum süreçlerini içerir. Boşanma süreci çocuklar için önemli bir stres kaynağıdır. Boşanma sonrası çocukların yaklaşık yüzde yirmisinde çeşitli problemler gözlemlenir. En sık gözlemlenen; davranış bozuklukları, kurallara uymama, akademik başarıda düşme, kaygı ve depresyondur. Boşanan ailelerin çocuklarında sosyal ilişki sorunları da ortaya çıkabilir. Bu durum çocuğun kendi evliliğinde boşanma olasılığını da yükseltir. Buna karşılık boşanmış ailelerin çocuklarının büyük kısmında klinik açıdan problemler gözlemlenmez. Boşanmış ailelerin çocukları içinde birçoğu yaşıtlarına göre daha mutlu ve daha başarılı olabilir. Boşanma sürecinin çocuklara etkisi aile bireylerinin bu süreci yönetimi ile doğrudan ilişkilidir. Ebeveynlerin olumlu tutumu çocuğunda süreci en az etki ile atlatmasına yardımcı olur.

Boşanma Süreci Birçok Aile Tarafından İyi Yönetilemiyor

Boşanma sürecinin başladığı ailelerde çocuğa uygun bir açıklama yapılmadan bir ebeveynin evden ayrılması sık karşılaşılan durumlardandır. Bu durum çocuğun kaygılarının artması, olaylara kendi başına anlam verememesi, kafasının karışması ve kendisini yalnız hissetmesi ile sonuçlanabilir. Boşanma süreci başladıktan sonra resmi olarak boşanma gerçekleşene kadar ya da bir mahkeme kararı çıkana kadar çocuk evden giden ebeveynini göremeyebilir. Bu durum genellikle baba ile olan ilişkilerde yaşanır.

Boşanma Sürecinde Ebeveynler Neler Yapmalıdır?

Boşanma sürecinin çocuklara etkisi gözden kaçırılmaması gereken bir durumdur. Ayrılma süreci çocuğa gelişim düzeyine uygun şekilde anlatılmalıdır. Anne baba birbirini suçlayıcı bir tutum içinde olmamalıdır. Çocuk boşanma süreci sonra kendi hayatında nelerin değişeceğini merak eder. Bu nedenle çocuğa nerede kalacağından aynı okula devam edip etmeyeceğine, babasını ve diğer yakınlarını nasıl ve ne sıklıkla görebileceğine kadar detaylı açıklamalar yapılmalıdır.

Bazı çocuklar ayrılma ile ilgili kendilerini suçlayabilir. Ebeveynler boşanma kararlarının onlarla ilgili olmadığı net bir şekilde çocuklarına anlatmalıdır.

Anne ve baba çocuğuna uygun sınırlar belirlemeli ve sevgi göstermeye devam etmelidir. Çocuklar sınırlarının belli olmasını ister. Çocuklara gereğinden fazla baskı uygulamak ya da uygun sınır koymamak, çocuğun mutsuz olmasına neden olabilir.

Çocuğun sağlıklı gelişimi ve mutluluğu için babanın katılımının sağlanması ve sürdürülmesi çok önemlidir. Babanın varlığını devam ettirmesi ve desteğini sürdürmesi annenin de hayatını kolaylaştırır. Bu tutum babanın çocuğu ile olan ilişkisini daha olumlu yönde etkiler.

Ebeveynlerin boşanma süreci sonrası her konuda aynı fikirde olduğunu göstermesi önemlidir. Belli sınırlar dahilinde anne ve babanın kendi evlerinde kendi düzenlerini kurması, çocuğun alışma hızını arttırır. Bu süreçte anne babanın çocuğun ne yediği, ne giydiği, ne zaman yattığı gibi temel konularda anlaşması sağlıklı bir süreç yönetimi için yeterlidir. Anne baba her ayrıntıda anlaşmak durumunda değildir.

Çocuklarla olan ilişkinin kalitesi erişkinlerin psikolojik durumlarıyla yakından ilgilidir. Ebeveynlerin hayatını tekrar düzene koyması psikolojilerini olumlu yönde etkiler.

Boşanma sürecinin çocuklara etkisi akademik alanda daha sıktır. Çocukların bu açıdan desteklenmesi önemlidir. Ekonomik olanakların el vermesi halinde çocuğun akademik destek alması iyi sonuçlar verebilir.

Boşanma sonrası çatışmalar içinde çocuklar olmamalıdır. Çatışmaların devam etmesine rağmen çocuklara yansıtılmıyorsa, çocuklar bu durumdan çok daha az etkilenir.

Anne ve baba birbirini suçlamamalı ve kötülememelidir. Bunu yapan anne veya babanın çocukla olan ilişkisi kötü yönde etkilenir. Bu davranıştan uzak durmak çocuk ve aile bireylerinin sağlıklı iletişimi için oldukça önemlidir.

Boşanma Sürecinin Çocuklara Etkisi hakkında daha geniş bilgi almak veya randevu için bize ulaşabilirsiniz.

“Blog yazıları bilgilendirme amaçlıdır. Tıbbi tavsiye veya tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

× WhatsApp Destek Hattı!